RedBlueDark SmallMediumLarge NarrowWideFluid
Anasayfa arrow Fahrettin ÇELİK arrow Fahrettin ÇELİK arrow Demokrasi Namusu
Demokrasi Namusu PDF Yazdır e-Posta
Fahrettin ÇELİK / Diğer YAZILARI

DEMOKRASİ NAMUSU                                          DEMOKRASİ NAMUSU

         

            Son zamanlarda sıkça “ Meclisteki sayısal çoğunluk her şey yaparım anlamına gelmez ” gibi bir söylem telaffuz ediliyor.

          Tamam. “ Her şey yaparım ” düşüncesi yanlış ama “ hiçbir şey yapamazsın ” düşüncesi de bir o kadar yanlış değil mi?

          Yani “ iktidar olmak ” ne demek oluyor o zaman. İktidar olabilmek için dayatılan düşünceye paralel hareket etmek, tek düze bir düşünceye sahip olmak mı gerekiyor.

          Meclis, milletten aldığı yetkiyi, millet adına ve millet menfaatine uygun olarak kullanma durumundadır. Bunun adı demokrasidir.

          Meclisin yüceliğine, erdemine, yetkilerine saldıra varsa, demokrasiye bir tecavüz söz konusu ise onun namusunu korumakla mükellef olan Meclisin üstüne düşen görevi yapmamak gibi bir lüksü olamaz. Aynı zamanda ülkedeki bütün kurumlarında aynı hassasiyet içerisinde olma mecburiyeti vardır.

           Nasıl ki, Anayasa mahkemesinin aldığı kararlarda ikiye karşı dokuz oyla karar alındığında o karar geçerli kabul edilebiliyorsa, “hayır, doğrusu iki kişinin görüşü” denemiyorsa, Mecliste de çoğunluğun aldığı kararın doğru kabul edilmesinden daha doğal ne olabilir.

          En tercih edilen, kuvvetler ayrılığından daha kuvvetli gücün doğmasıdır. Bu sağlanamıyorsa bile en azından Yasama, Yürütme ve Yargı’nın her hangi birinin aldığı karara diğerlerinin saygı göstermesi elzemdir.

          Bir birine baskın davranarak “dediğim dedik” anlayışı ülkeyi çıkmaza sokacaktır.

          Hele hele toplumsal bir kangren olan başörtüsü meselesi gibi önemli bir konuda milletin düşüncesi ve talebinin göz ardı edilmesi Allah korusun insanlarımızı kaosa, çatışmaya, çıkmaza sokacaktır.

          İşte “mahalle baskısı” kavramı belki bu manada kendini gösterecektir.

          Anayasa Mahkemesinin 10 ve 42. maddelerdeki anayasa değişikliklerini esas yönünden iptal etme kararı, başörtüsü veya anayasanın bazı maddelerinin değiştirilmesi meselesi olmaktan öte, Yasama, Yürütme ve Yargının bir birine baskın davranması, alanlarına müdahale etmesi meselesine dönüşmüştür.

          Son gelişmelerle bir taraftan adalet mekanizmamız zedelenmekte, bir taraftan demokrasimiz tartışılır hale gelmekte ve Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet yönetiminin yara aldığı düşüncesi oluşmaktadır.

          Yüksek mahkemenin aldığı kararı ilk değerlendirenlerden biri olan AK Parti Adıyaman Milletvekili F. Hüsrev Kutlu; "Anayasa Mahkemesinin verdiği bu karar Parlamento'nun bittiğini göstermektedir. Karar, Hakimler Oligarşisini göstermektedir.. Karar yeni bir rejim ihdasıdır. O zaman Meclise ne gerek var? Biz o zaman anayasayı nasıl yapacağız? Hâkimler artık buna karar versin. Yüksek hakimlerin Anayasayı ihlal gibi bir lüksleri yoktur.." şeklinde yorum getirdi.

          Gerçekten içler acısı bir tablo. Bu millet böyle bir yönetilmeyi hak etmiyor. Bu ülke bu hale getirilmemeli. On yıllar süren kazanımlar bir çırpıda heba edilmemeli.

          Daha müreffeh yarınlar dileğiyle…

 
< Önceki   Sonraki >

Popular News

 

BOŞ VER BE USTA

Baykan SARIKAYA

Bir gün Volksvogen marka, kapılarında Polis yazılı bir araba tamire getirilmişti.


  BAYRAMINIZ BAYRAM OLSUN
  Işıkları söndürüp öyle çıkacağız
  Umumi Tuvaletlere %40 Zam
  Elbise Askıları
  Kent Konseyinden Örnek Çalışma
  Bayram Ve Yine Terör
  Üste Para Verseniz Ne Yazar?
  Dönekler!...
  BOŞ VER BE USTA
  Yerel Basın Biterse, Sizde Bitersiniz!
  Sahi Biz Ne İstiyoruz?
  Neden Yoktular?
  Demokrasi Namusu
  Türban'a CHP - Anayasa Partisi Engeli
  Yargıçlar Cumhuriyeti
  Necip Büyükaslan Yeniden Aday Olur Mu?
  Mezopotamya
  Halkı Anlamak Çok mu Zor?
  Vefasız

Çeviri Yap

Üye Giriş






Şifrenizi mi kaybettiniz?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol
Üyelik Ücretsizdir.

İstatistik

Bugün37
Dün108
Bu Hafta626
Bu Ay2420
TOPLAM20078