| Gençlik... |
|
|
|
| Sedat YENİGÜN/Diğer YAZILARI | |
|
Harikulade yılların eskittiği, görüntüyü tamamen değilse de kısmenden fazla değiştirdiği, iyi halden hala yaşamaya devam edenler, işe yeni girmişlikten-emekliliğe ramak kalmış veya emekli olunmuş hallerde, sabahçı kahvesinde geçmese de gün, bir kendini kandırmacadır “ hey gidi gençlik hey ” deyimleri. Zamanında değerini bilmediğimiz, bir su gibi elimizden akıp giden yıllara özlem yaş ilerledikçe artmakta. Hele hele bu zamane gençliğini gören yaşlı bedene sahipler, kendilerini “ of off ” demekten alıkoyamazlar. Orta yaş ve bunun biraz üzerindekilerin ise zamandan şikâyetleri dile getirmede üstlerine yoktur. Oysaki zaman hızlanmamış kendileri yavaşlamıştır, farkında değiller veya fark etmek istemiyorlar. Zamanlarını bir koşuşturma içerisinde göz açıp kapayıncaya kadar akşam oluyor diyenler, “ Göz kapaklarını yavaş yavaş kapayıp, yavaş yavaş açanlar ” dan ibaret olsa gerek. Yoksa 24 saat 30 yıl önce de 24 saatten ibaretti. Bir de sabırsızlıkla büyümeyi bekleyenlere sorun zaman nasıl geçiyor diye. Onlar için de bir türlü geçmez zaman. Geçse büyüyecek genç olacak ve neler neler yapacaktır. Siz beni o zaman görün diye sabırsızlıkla büyümeyi beklemektedirler. Büyüdük de ne oldu? Diyeceği zamanlar da gelecektir.Genç insan hayat tecrübesi eksikliğinden kaynaklanan, herkesi kendisi gibi görme, dürüst ve samimi olduklarına inanma vs.lerden ötürü birkaç kez kandırılma ve ihanetler ile edineceği tecrübelerle dolu yola, idealist bir yaklaşımla başlar. Yaş ilerledikçe, istenilen hedeflere, ideallerine ulaşmakta zorlanınca samimiyeti, gayreti ve çabası azalmakta olup dolayısı ile yavaş yavaş ortama uymaya başlamakta ve nihayetinde de ortamın şeklini üzerine giymekte zorlanmamaktadır. Artık mal ve para canlısı bir insan olarak karşımıza çıkan genç, yeri geldikçe menfaati (çıkarı) uğruna inandığı doğrulardan bile taviz verir durumlara gelmektedir. Yalancı düzenin uyduruğu ve atalarımıza isnat ettikleri bir takım sözleri de vardır. ” Zaman sana uymazsa, sen zamana uy… ” diye. Zoru başarmak yerine işin kolayı hakikat olmuştur.Bir başka durumda da gençliği “ ırk Üstünlüğü “ dolayısı ile insanlar arası “ayrımcılığa” götüren sisteme ayak uydurtmaya, gençliğe bunu aşılamaya çalışırlar. Nitekim çoğunda da başarılıdırlar. Ayrımcılığı içimize sindirirler. Aslında ayrımcılık genetiğimizde doğuştan var olan bir durumdur ve “ İnsan ”, “ Hayvan ”, “ Bitki” diye ayrımı kabullenirim şahsen ve ben “ İNSAN ” kategorisindeysem eğer herkese bu gözle bakmak ve yaklaşmak gerekecektir. Zaten geriye kalan sınıfa girenlerle de zor anlaşıyorum. Kendini genç hissetmek ve gençliği doğru yoldan götürecek tecrübelerle dolu orta yaş ve üzerindekilerin izinden gitmek ve “ Muasır Medeniyete ” giden yolda ilerlemek dileklerimle, Kendinize iyi bakın |
|
| < Önceki |
|---|
Çeviri Yap
Üye Giriş
İstatistik
| Bugün | 52 |
| Dün | 108 |
| Bu Hafta | 641 |
| Bu Ay | 2435 |
| TOPLAM | 20093 |






















